tasarım
Noé DUCHAUFOUR-LAWRANCE 
Noé Duchaufour-Lawrance

Doygunluğu azaltılmış renkleri seviyorum, tıpkı sadece doğal malzemelerle elde edebilen renkler gibi. Her zaman tek sette harmanlanan doğal paletler arıyorum. Bununla birlikte, bazen bir nesnenin veya mekanın derinliğini veya hacmini daha güçlü tonlar ve kontrastlarla vurgulamayı seviyorum. Aynı zamanda tasarım sürecimde renklerin sembolizmini keşfetmekten de zevk alıyorum.

renk

Rengi yalnızca malzemeyle uyumlu olduğu durumlarda kullanırım, aksini zorlamam. Örneğin, 2016 yılında Montblanc’ın dünya çapında uygulanacak mağaza konsepti için tasarladığım beyaz duvarlar, kalem üreten marka ile iş birliği yaparken akılda tutulması gereken doğal ve tamamlayıcı bir unsur olan kağıdın dokusundan ilham aldı. Bu yıl Milano’daki Salone del Mobile’de, Tai Ping halı markasıyla ilk kez iş birliği yaptım ve özel tasarım beş halıdan oluşan Raw koleksiyonunu sunduk. Kaya ve minerallerden esinlenilerek tasarlanan koleksiyondaki parçalardan biri olan “Lengfeld”, akik ve safiri anımsatan mavinin farklı tonlarını içeriyor.

Mavi, deniz stili ve kot kumaşı renklerine zaafım var. İlk sörf tahtası tasarımım olan “Aqua” için hem sulu boya hem de sörf için temel olan suyun kontrolüne atıfta bulunan mavi bir sulu boya tekniği kullandım. Fransa’nın Bretonya bölgesinde doğdum, deniz benim için çok önemli. Okyanus, zihnimi ve yaratım sürecimi besliyor. Bu nedenle yaşantım Fransa ve Portekiz arasında geçiyor; her iki ülkeden de okyanus mavisine ulaşmak oldukça kolay.

Doygunluğu azaltılmış renkleri seviyorum, tıpkı sadece doğal malzemelerle elde edebilen renkler gibi. 2012’de La Chance için tasarladığım Borghese kanepesinin döşemesi için, Roma’daki Villa Borghese’nin bahçesindeki fıstık çamlarının yeşilinden ilham alan doğal yeşil renk kombinasyonunu seçtim. Çalışmalarım daima doğadan ilham alır. Doğal dünyayı tasarım aracılığıyla gözlemleyip düşünürken hissettiğimiz şeyi yeniden yaratmak istiyorum, dış çevremizle iç mimari arasındaki kırılgan bağı yeniden kurmak istiyorum. Dolayısıyla ilham kaynaklarım duygu, düşünce, hayranlık ve doğaya, onun şekillerine, malzemelerine, ışığına, sistemlerine ve elbette renklerine dayanıyor.

Çalışmalarım daima doğadan ilham alır. Doğal dünyayı tasarım aracılığıyla gözlemleyip düşünürken hissettiğimiz şeyi yeniden yaratmak istiyorum, dış çevremizle iç mimari arasındaki kırılgan bağı yeniden kurmak istiyorum.

tasarımlar için doğru renk paleti

Her zaman tek sette harmanlanan doğal paletler arıyorum. Bununla birlikte, bazen bir nesnenin veya mekanın derinliğini veya hacmini daha güçlü tonlar ve kontrastlarla vurgulamayı seviyorum. Tai Ping’in Raw koleksiyonunda, kaya tasarımındaki damarları halıdaki gri, pembe, mavi ve diğer renklerin farklı tonlarındaki ayrıntılarla yeniden yarattım.

Aynı zamanda tasarım sürecimde renklerin sembolizmini keşfetmekten de zevk alıyorum. Air France için tasarladığım salonlara (lounge) ait renk paleti, yeşilin pek çok tonu ve biraz kırmızıyla, bir parkın çağdaş uyarlamasından büyük ölçüde faydalanıyor. Kırmızı renk, mükemmellik ve benzersizliği temsil eden güçlü bir işarettir, bu nedenle Air France’in logosunda bulunur.

Ayrıca, tasarımda renk kullanımı mekanların ve hacimlerin bölümlenmesine izin verir. 2015 yılında Bernhardt Design için tasarladığım koltuk koleksiyonu olan “Colours”, salon ve lobi gibi geniş alanlar ve odaların renkli sınırlarla birbirine bağlamasını ve ayrılmasını sağlıyor. Kırmızı, yeşil, mavi, mor ve sarı renkteki koltuklar geniş kamusal alanları daha küçük konuşma veya bekleme alanlarını bölmek için kullanılabiliyor.