ELIZABETH DILLER
Diller Scofidio + Renfro
| Amerika Birleşik Devletleri

© Geordie Wood

Pandemi sadece mimarlıktaki esneklik ihtiyacının altını çizdi. Binalar programlarını ayarlayabilmeli ve ani ekonomik değişiklikleri veya nüfus artışlarını buna yansıtabilmeli.

COVID-19 sonrası yaşanan mimari değişim

Pandemi sadece mimarlıktaki esneklik ihtiyacının altını çizdi. Bu mesele virüsle başlamadı. Tarihsel olarak baktığımızda mimarlığın toplumdaki değişimin hızına tepkisi yavaş olmuştur. Mimarlık zemine bağlı, ağır ve pahalı bir alan. Hafifliği, uyarlanabilirliği, esnekliği vurgulayarak mimarlığın değerini yitirmesini önlemenin yollarını düşünmeye devam etmemiz çok önemli.

Binalar programlarını ayarlayabilmeli ve ani ekonomik değişiklikleri veya nüfus artışlarını buna yansıtabilmeli. Ekonomik, çevresel, politik değişime bu türden bir uyum, mimarlık disiplininin önemli, enerjik ve olan bitenle bağlantılı hale gelmesi için gerçekten çok kritik.

Öğrencilere tavsiyeler

Problem çözücü olmak yerine, çözmeye değer sorunlar yaratan problem yaratıcılar olmanızı ve kendinize şunları sormanızı tavsiye ederim: İşleyen ama düzeltilmesi gereken ne? Toptan kınanması gereken ne? Telafisi mümkün olmayan nedir? Ve aniden hayal edilebilecek olan şey ne?

ELIZABETH DILLER

Diller Scofidio + Renfro’nun (DS+R) ortağı olan Elizabeth Diller’ın partneri Ricardo Scofidio ile birlikte gerçekleştirdikleri türler arası çalışmaları, TIME’ın “En Etkili 100 Kişi” listesi ve mimarlık alanında verilen ilk MacArthur Vakfı bursu ile öne çıktı. Son zamanlarda, New York için önemli olan iki kültürel çalışmaya öncülük etti: The Shed ve MoMA’nın genişletilme projesi. Diller ayrıca High Line’da sahnelenen koro çalışması olan The Mile-Long Opera’nın ortak yaratıcılığı, yönetmenliği ve yapımcılığını yaptı. Diller, BM Kentsel Girişimler Konseyi üyesi ve Princeton Üniversitesi’nde Mimari Tasarım Profesörüdür.

Diller Scofidio + Renfro

MacArthur Vakfı, Diller ve Scofidio’yu “tasarım, performans ve elektronik medyayı kültürel ve mimari teori ve eleştiri ile birleştiren alternatif bir mimari uygulama biçimi yaratan mimarlar” olarak tanımlıyor ve şöyle devam ediyor: “Çalışmaları, kültürümüzde mekanın nasıl işlediğini araştırıyor ve sosyal ilişkilerin fiziksel tezahürü olarak anlaşıldığında mimarlığın sadece binalarda değil her yerde olduğunu gösteriyor.”