rggA Mimarlık
Ragıp Güneş GÖKÇEK | Kurucu
MIPIM 2025, Türk mimarlığının dünyaya kolektif, güçlü ve yenilikçi bir sesle açıldığı bir dönüm noktasıydı.
hazırlık…
MIPIM 2025’e hazırlık sürecimiz aslında çok önceden başladı. Bu yıl bireysel katılımların ötesine geçerek, federasyon çatısı altında ortak bir kimlikle orada olmayı hedefledik. Bu nedenle, sürecin her aşamasında birlikte hareket ettik; stant tasarımından iletişim materyallerine, program koordinasyonundan yatırımcılarla kurulan temaslara kadar her adımı ortak akılla şekillendirdik.
Önceliğimiz hem kurumsal kimliğimizi güçlendirmek hem de uluslararası sahnede Türkiye’yi profesyonel bir birliktelikle temsil etmekti. Bu noktada oluşturduğumuz ortak sinerjinin bireysel farklılıklarımız ve güçlü yönlerimiz üzerinden tanıtımını gerçekleştirmiş olduk. Bu yönüyle tekil katılıma kıyasla bir güç birliği oluşturmuş olduk.
Türkiye Mimarlar Federasyonu…
Federasyon adıyla orada olmak bizim için bir dönüm noktasıydı. Katılımcılar açısından bakıldığında, tek tek firmaların sesini duyurmaya çalışmasından çok daha güçlü bir etki bıraktı.
Görünürlüğümüz arttı, networking kapasitemiz genişledi ve uluslararası platformda güvenilir bir temsil gücü ortaya çıktı.
Bizim içinse bu, Türk mimarlığının ortak sesi olma misyonumuzu pekiştiren bir adım oldu. MIPIM sonrasında edindiğimiz bağlantıları ve bilgileri etkinlik süresiyle sınırlı bırakmayı düşünmüyoruz. Önümüzdeki dönemde bu ilişkileri sürekli kılarak yatırımcılarla düzenli iletişim kuracak ve bunları sektörel faydaya dönüştürecek adımlar atacağız.
Aslında bu yıl yaşanan şey bir paradigma değişimiydi. Yıllardır süregelen bireysel, hatta kimi zaman rekabetçi görünebilen katılımlar yerine kolektif bir modelle sahneye çıkmak, gelecekteki tüm uluslararası temsiller için güçlü bir örnek oluşturdu.
Bu yaklaşım federasyonun stratejilerine yön verecek; çünkü artık kurumsal bir temsiliyet modelimiz var. Katılımcılar ve ziyaretçilerden aldığımız geri bildirim çok netti: Türkiye’nin güçlü, organize ve profesyonel bir şekilde temsil edilmesi takdir topladı. Bu algı, önümüzdeki yıllarda iş birliklerine doğrudan yansıyacak diye düşünüyoruz.
öne çıkan konular & trendler…
Yoğun ve kısıtlı program nedeniyle konferans oturumlarına katılımım sınırlı kalsa da gündem başlıklarını takip etme fırsatı buldum.
Programda öne çıkan sürdürülebilirlik, yapay zekanın sektöre etkileri, yeşil finansman modelleri ve kentlerin iklim değişikliğine uyumu gibi temaların; Türkiye’de bizim de yakından takip ettiğimiz başlıklarla örtüştüğünü gördüm.
Özellikle sıfır karbon hedefleri ve dayanıklı şehirler konuları yoğun bir şekilde ele alındı. Bu tablonun benim için en önemli çıktısı; Türk mimarlığının küresel trendlerle paralel bir çizgide ilerlediğini teyit etmek oldu. Doğru yolda olduğumuzu ve bu fikirleri ülkemizde uygulayabileceğimiz geniş bir potansiyel bulunduğunu düşünüyorum.
MIPIM 2025 | perspektif…
Genel olarak MIPIM 2025 beklentilerimizi fazlasıyla karşıladı diyebilirim. Tabii ki her fuarın kendi sürprizleri vardır. Bu yıl özellikle bazı stantlarda- özellikle Suudi Arabistan stantlarında- teknoloji odaklı yaklaşımlar ve mega projeler beni çok etkiledi. Özbekistan yeni Taşkent projesi ile güçlü bir katılım gösterdi.
MIPIM’in gelişimi & ilerlemesi…
Açıkçası bu yıl bizim ilk deneyimimizdi. Diğer katılımcılardan bu konuda bazı ipuçları aldık ama onların cevaplarını yine buradan tekrar takip etmeyi tercih ediyorum.
MIPIM 2026…
MIPIM 2026 için şimdiden hazırlıklara başladığımızı söyleyebilirim. Fakat rggA olarak bu sene ortak stantta yer almayacağız. Böylece yer almak isteyen diğer ofisler için fırsat eşitliği sağlamak tarafındayız.
Bu yılın deneyimleri bize daha da erken harekete geçmenin önemini gösterdi. Hedefimiz ziyaretçi olarak katılacağımız fuardaki temas sayımızı artırmak, temsiliyet çeşitliliğini genişletmek ve dijital görünürlüğümüzü daha da güçlendirmek olacak.
Federasyon nezdindeki temel önerimizi; sadece fuar alanında fiziksel varlık göstermek değil, aynı zamanda panellerde ve konferanslarda içerik üreten bir aktör olarak yer almak şeklinde kurguluyoruz. Yatırımcılarla ‘önceden planlanmış’ B2B görüşmeler organize etmenin, katılımın verimliliğini artıracağını düşünüyoruz. Akademi, özel sektör ve kamu paydaşlarını güçlü bir şekilde entegre eden bir yapının, 2026 vizyonu için belirleyici olacağını öngörüyoruz.