SP ARCHITECTS
Sabri PAŞAYİĞİT | Kurucu
MIPIM 2025, daha önce aktif olmadığımız coğrafyalarla tanışmak ve gelecekteki iş birliklerine zemin oluşturmak açısından değerliydi…
hazırlık…
Finalist olmak önemli bir motivasyon kaynağıydı. Ancak süreç boyunca gördük ki, proje ne kadar güçlü olursa olsun, MIPIM Awards özelinde, anlatım biçimi ve sunum stratejisi de bir o kadar belirleyici oluyor.
Beytepe Atlı Sporlar Kompleksi projemiz, yerle mekansal ilişki kuran, doğaya saygılı ve geleneksel sporlara çağdaş bir sahne sunan bir yaklaşımla tasarlandı. Ancak kazanan projenin fuar alanında arı kostümüyle gezerek oy toplaması gibi yaratıcı tanıtım hamleleri, bu noktada önemli farklar yaratabiliyor. Bu yüzden, mimari niteliklerin ötesinde, projeyi anlatma biçiminin önemini bir kez daha deneyimlemiş olduk.
öne çıkanlar…
Bu yılın finalist projelerine baktığımızda, sürdürülebilirlikten çok daha fazlasının öne çıktığını gördük. Jüri, yalnızca çevresel duyarlılığı değil, aynı zamanda kullanıcı deneyimi, toplumsal katkı ve kamusallık gibi daha geniş temaları gözeterek değerlendirme yaptı. Kazanan projelerde, sadece mimari değil; yapının topluma katkısı, anlattığı hikaye ve halkla etkileşim gibi unsurlar da başarıyla kurgulanmıştı.
MIPIM, mimarlık ve şehircilik alanında büyük ölçekli fikirlerin bir araya geldiği önemli bir platform. Her yıl olduğu gibi, bu yıl da farklı coğrafyalardan projelerle karşılaşmak, çeşitli temsiller ve sunum yöntemleri görmek bizim için ilham vericiydi.
Özellikle stant kurgularında deneyim tasarımına verilen önemin arttığını görmek, sunumun mimarinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini bir kez daha gösterdi.
Öte yandan, şaşırtıcı bir biçimde çağdaş teknolojilere özellikle yapay zeka gibi konulara hiç değinilmemesi önemli bir boşluktu. Bugün sektörü yeniden tanımlayan bu alanların fuarda yer bulamaması, MIPIM’in kendini yeniden yapılandırması gerektiğini gösteriyor.
MIPIM’in gelişimi & ilerlemesi…
MIPIM, güçlü bir network ve görünürlük alanı sunmaya devam ediyor. Global firmaların, şehirlerin ve yatırımcıların bir araya gelerek ortak zemin oluşturabildiği nadir platformlardan biri. Ancak, artık yalnızca MIPIM Europe olarak algılanan yapısını sorgulaması ve yeniden konumlanması gerektiğine inanıyoruz.
Bugünün dinamiklerine ayak uydurmak için daha dijital, yenilikçi ve kapsayıcı bir vizyonla dönüşmesi şart. Örneğin bu yıl, yapay zeka gibi sektörün geleceğini şekillendiren başlıklarda neredeyse hiçbir içerik sunulmaması dikkat çekiciydi.
Genç girişimciler, proptech startuplar ve yeni nesil üretim biçimlerine fuarda daha fazla alan tanınması gerektiğini düşünüyoruz.
Sürdürülebilirlik başlığı altında halı kullanımının kaldırılması olumlu bir adım olsa da bununla çelişen enerji tüketimi yüksek stantlar, yoğun aydınlatmalar ve basılı malzeme ağırlıklı iletişim dili, fuarın bu konuda tutarlı bir stratejiye ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Ayrıca, birçok katılımcı gibi biz de zaman zaman yeterince desteklenmediğimizi hissettik. Katılımcılar olarak bu platforma içerik, görünürlük ve yatırım sağlıyoruz; karşılığında daha şeffaf ve kapsayıcı bir iletişim, daha iyi organizasyonel deneyim beklemek hakkımız.
Kısacası, MIPIM halen önemli ve değerli. Ancak değişen dünyaya ayak uydurmak için formatını ve zihniyetini yenilemesi gerekiyor. Hem Cannes deneyimini koruyarak hem de dijitalleşmeyle güçlenen yeni bir dönem başlatabilir.
katkı…
MIPIM, bizim için artık sadece projeleri sunmak ya da birebir iş bağlantısı kurmakla sınırlı bir platform değil. Yaklaşık on yıldır düzenli olarak katıldığımız bu fuar sayesinde birçok kurum ve profesyonelle güçlü ve sürdürülebilir ilişkiler kurduk. Bu yıl, daha önce aktif olmadığımız coğrafyalarla tanışmak ve gelecekteki olası iş birliklerine zemin oluşturmak açısından değerliydi.
Artık MIPIM’i, yıllık iş planımızın doğal bir durağı, ilişkilerimizi pekiştirdiğimiz bir alan olarak görüyoruz. Sadece stantla katılım değil, aynı zamanda panel ve konuşmalarla da daha fazla görünür olmayı, yıl içinde katıldığımız diğer uluslararası etkinliklerin bir devamı gibi bu alanı değerlendirmeyi hedefliyoruz. Bundan sonraki yıllarda da burada yerimizi sabitledik diyebiliriz.
SP ARCHITECTS
Sabri PAŞAYİĞİT | Kurucu
Beytepe Çok Amaçlı Atlı Spor Merkezi
110 dönümlük arazide konumlanan uluslararası merkez, fuar ve konserlerden binicilik müsabakalarına uzanan çok katmanlı bir kullanım senaryosuna sahip. Profesyonel ve amatör sporcuların kullanımına açılan tesis, aynı zamanda piknik alanları, çocuk oyun bölgeleri ve bisiklet rotalarını içeren 70 dönümlük peyzaj düzenlemesiyle kamuya açık, yaşayan bir parka dönüşüyor.
Mevcut topografyayla bütünleşen bu yeşil doku, açık manej ve sahne alanlarını kucaklayarak doğal bir tribün görevi üstleniyor. Arazinin eğimli yapısı, inşa zorluğundan çok zemin altı yaşamı koruyan ve mimariyi zenginleştiren bir fırsat olarak değerlendirildi. Biri doğal eğime yaslanan, diğeri saha kenarına entegre edilen iki farklı tribün kurgusu sayesinde, etkinlikleri takip edenler kadar parkı kullanan kentliler de tesisi eş zamanlı deneyimleyebiliyor.
Yapısal kurguda ise geleneksel betonarme yerine, sürdürülebilir mimarinin güçlü bir temsilcisi olan lamine ahşap (glulam) teknolojisi öne çıkıyor. Temel hariç tüm taşıyıcı sistem ahşap olarak imal edilirken; kazı-dolgu işlerini minimumda tutan yerleşim kararları hem inşaat süresini kısaltıyor hem de karbon ayak izini düşürüyor. 80 metreye 90 metre açıklığı ve 22 metre yüksekliğiyle proje, lamine ahşap tekniğinin küresel ölçekteki öncü örnekleri arasında yer alıyor.
Doğal Havalandırma Stratejisi
İklimlendirme kurgusu, mekanik enerjiye ihtiyaç duymadan çalışan pasif sistemler üzerine kurulu. Hakim rüzgar yönüne dik yerleşen 90 metrelik cephedeki kemerli menfezler ve çatıda yer alan sensörlü light street açıklıkları, yapının nefes almasını sağlıyor.
Sistem, aerodinamik prensiplerle işliyor:
- Hakim rüzgar, çatı yüzeyinde hızlanarak basınç farkı yaratıyor.
- Cephedeki cam panellerin altından giren temiz hava, iç mekana yayılıyor.
- Oluşan hava akımı, içerideki kirli havayı çatı açıklıklarından dışarı tahliye ediyor.
Bu döngü sayesinde enerji harcanmadan doğal havalandırma sağlanırken, atlı spor tesislerinin kronik sorunu olan buğulanma etkisi de tamamen ortadan kalkıyor.
Sürdürülebilir Sulama Altyapısı
Genişliği 600 m² ile 5000 m² arasında değişen manejlerin ihtiyaç duyduğu sürekli nem, klasik sulama yöntemlerinde yüksek su tüketimine neden olurken, Beytepe projesinde bu durum yerinde dönüşüm ile çözülüyor.
Çatı yüzeylerinden ve peyzajdan toplanan yağmur suları, tesis içindeki drenaj havuzlarında depolanıyor. Manej zeminindeki sensörler nem ihtiyacını tespit ettiğinde, havuzdaki su otomasyonlu zemin altı kanalları aracılığıyla kontrollü şekilde sisteme veriliyor. Böylece suyun buharlaşmadan doğrudan hedefe ulaşması sağlanarak, klasik yöntemlere kıyasla ciddi bir su ve enerji tasarrufu elde ediliyor.
