ALKAŞ
Avi ALKAŞ | Alkaş & HAN Spaces Yönetim Kurulu Başkanı
MIPIM 2025; fuarın bir tanıtım alanı olmanın ötesine geçerek küresel yatırım stratejilerinin tartışıldığı, yüksek sermayenin buluştuğu ve fikirlerin somut iş birliklerine dönüştüğü bir merkez haline geldiğini net biçimde kanıtladı.
MIPIM 2025 | perspektif…
MIPIM 2025’in genel atmosferini tek bir ifadeyle tanımlamak gerekirse, temkinli iyimserlik en doğru karşılık olur. Küresel ölçekte devam eden jeopolitik belirsizlikler, yüksek faiz ortamı ve finansmana erişimdeki seçicilik; yatırımcıların karar alma süreçlerini daha dikkatli, analitik ve bilinçli bir noktaya taşıdı. Bu ruh hali, fuarın genel atmosferine de net biçimde yansıdı. Ancak bu temkinli duruşu bir yavaşlama olarak değil; daha stratejik, seçici ve uzun vadeli aksiyon arayışı olarak okumak gerekir.
Katılımcı profiline baktığımızda Avrupa hâlâ güçlü bir ağırlığa sahipti. Bununla birlikte Orta Doğu bu yıl çok daha görünür, özgüvenli ve çok katmanlı bir katılım sergiledi; yalnızca yatırımcı olarak değil, aynı zamanda master developer, fon yöneticisi ve şehir geliştirici kimlikleriyle sahadaydılar. Asya katılımı ise daha odaklı, hedefleri net ve karar alma sürecine hazır bir profil çizdi. Bu tablo, MIPIM’in artık yalnızca bir buluşma alanı değil; vizyon ve stratejinin kesiştiği bir platform olduğunu bir kez daha gösterdi.
MIPIM 2025’te Türkiye stantlarına ilgi yüksekti. 2025’teki temasların en belirgin farkı, yatırımcıların artık yalnızca projeye değil; regülasyon netliği, finansal öngörülebilirlik ve sürdürülebilirlik kriterlerine bir bütün olarak bakıyor olmalarıydı.
Bu çerçevede Türkiye; sahip olduğu güçlü potansiyelin yanı sıra gayrimenkul geliştirme bilgisi, uygulama hızı ve krizlere adaptasyon kabiliyetiyle dikkat çekti.
Özellikle deprem kuşağında yer alan bir ülke olarak Türkiye’nin, zorlu koşullara rağmen yeni projeler üretmeye, yatırımı sürdürmeye ve şehirlerini dönüştürmeye devam etmesi, uluslararası yatırımcılar nezdinde güven uyandıran bir unsur olarak öne çıktı. Türkiye gayrimenkul sektörü; eriştiği düzey, bilgi birikimi ve uygulama hızı açısından yadsınamaz bir yetkinliğe sahip.
Genel olarak bakıldığında MIPIM 2025; fuarın bir tanıtım alanı olmanın ötesine geçerek küresel yatırım stratejilerinin tartışıldığı, yüksek sermayenin buluştuğu ve fikirlerin somut iş birliklerine dönüştüğü bir merkez haline geldiğini net biçimde kanıtladı. Bu bağlamda Türkiye’nin rolü; artan profesyonel katılım, güçlenen ilişki ağları ve stratejik duruşuyla birlikte daha etkin bir seviyeye taşındı.
öne çıkan konular & trendler…
MIPIM 2025’te öne çıkan başlıklar, birbirini tamamlayan bir ekosistem oluşturuyordu. ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) artık bir trend değil, yatırımın ön koşulu olarak ele alındı. Yapay zeka; hem proje geliştirme hem de varlık yönetimi süreçlerindeki somut kullanım alanlarıyla tartışıldı. Bunun yanı sıra uygun fiyatlı konut, ofislerin yeniden tanımlanması ve karma kullanım projeleri fuarın en çok ilgi gören temaları arasında yer aldı.
Türk projelerine baktığımızda; özellikle karma kullanım, turizm ve büyük ölçekli master plan projelerinde bu küresel vizyonla güçlü bir örtüşme olduğunu söyleyebiliriz. Ancak ESG ve veri temelli yönetim alanında anlatı dilimizi daha da güçlendirmemiz gerektiği açık. Artık yalnızca iyi projeler üretmek yetmiyor; bu projeleri ölçülebilir, raporlanabilir ve güçlü bir hikaye kurgusuyla sunabilmek kritik hale geldi.
MIPIM’in gelişimi & ilerlemesi…
Niceliksel açıdan Türkiye, MIPIM 2025’te istikrarlı bir katılım sergiledi ancak asıl fark nitelik tarafında ortaya çıktı. Bu yıl Türkiye; yalnızca proje tanıtan değil, vizyon anlatan, iş modeli tartışan ve uzun vadeli ortaklık arayan bir profil çizdi. Katılımcı dağılımında da dikkat çekici bir dönüşüm gözlendi. Klasik geliştiricilerin yanı sıra mimarlar, planlama ofisleri, kamu temsilcileri ve tedarikçiler çok daha görünür hale geldi.
Kamu ve özel sektörün birlikte sahada olması; Türkiye’nin bir yatırım pazarı olmasının yanında, çok katmanlı bir üretim ve geliştirme ekosistemine de sahip olduğunu net biçimde ortaya koydu.
MIPIM 2026’nın; T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi önderliğinde, Emlak Konut GYO ve ION Kentsel’ in çadır katılımıyla gerçekleşmesi planlanıyor. HISE Global, SP Architects ve YES Architects gibi firmalar da stantlarıyla yer alacak. Ayrıca Turkish Stones, MIPIM Awards’ın ana sponsoru olarak önemli bir görünürlük sağlayacak.
Kamu ve özel sektörün birlikte yer alması Türkiye’nin kurumsal kapasitesini ortaya koyuyor. GYODER’in katkılarıyla hazırlanan sektör raporunun paylaşılması, Türkiye’nin dönüşüm perspektifini uluslararası yatırımcıya anlatmak açısından önemli bir fırsat sunuyor.
Turkish Architects Federation…
Turkish Architects Federation standı, global yatırımcılar, geliştiriciler ve şehir temsilcileri tarafından yoğun ilgi gördü; birçok nitelikli görüşme ve temas gerçekleşti. Bu ilgi, Türk mimarlık ofislerinin yalnızca yerel ölçekte değil, küresel platformda da güçlü ve güvenilir oyuncular olduklarını net biçimde ortaya koydu. Alkaş olarak biz bu kolektif modeli yalnızca organizasyonel bir kolaylık değil; stratejik bir duruş ve uzun vadeli marka oluşturma ve tutundurma aracı olarak görüyoruz.
Türkiye’nin MIPIM’de daha güçlü, tutarlı ve güven veren bir marka algısı oluşturabilmesi için bu ortak yaklaşımın sürdürülebilirliği büyük önem taşıyor.
MIPIM 2026’da da Turkish Architects standında; Tabanlıoğlu, GAD, Dome & Partners, ACE Mimarlık, ON Tasarım, DS, Hartek, Aslı Mimarlık ve Resuwo yer alacak. Önümüzdeki dönemde bu modeli; mimarlık, yatırım, kamu ve özel sektör paydaşlarını daha geniş bir çerçevede kapsayacak şekilde geliştirmeyi hedefliyoruz.
stratejik fırsatlar…
Bu yılki en büyük meydan okuma, küresel belirsizliklerin hakim olduğu bir ortamda Türkiye’yi ne aşırı iyimser ne de savunmacı bir söylemle konumlandırmaktı. Gerçekçi, dengeli ve güven veren bir anlatı kurmak, temsil sürecinin en kritik başlığı oldu. Öte yandan bu belirsizlik ortamı, Türkiye için stratejik fırsatları da beraberinde getirdi.
Avrupa’da artan maliyetler ve regülasyon baskıları, Türkiye’yi alternatif bir üretim ve yatırım merkezi olarak yeniden ön plana çıkardı. Bu çerçevede, fuar boyunca uzun vadeli iş birliklerine dönüşme potansiyeli taşıyan pek çok nitelikli temas kuruldu. Türkiye’nin esnekliği, uygulama hızı ve farklı ölçeklerde proje geliştirme kapasitesi; bu dönemde yatırımcıların karar süreçlerinde belirleyici unsurlar arasında yer aldı.
MIPIM 2026…
Önümüzdeki dönemde ana odağımız; Türkiye’nin MIPIM’deki varlığını daha stratejik, ölçülebilir ve hikaye odaklı bir yapıya taşımak. Katılımcı firmalara dört temel önerimiz var:
- Projelerinizi yalnızca ne yaptığınız üzerinden değil, neden ve nasıl yaptığınız üzerinden kurgulayın.
- Sunumlarınızın merkezine ESG, teknoloji ve finansal sürdürülebilirlik başlıklarını yerleştirin.
- MIPIM’i sadece birkaç günlük bir fuar değil, yıl boyu süren ilişki yönetiminin zirve noktası olarak görün.
- Dijital platformlar üzerinden B2B toplantılarınızı fuar öncesinde planlamaya özen gösterin.
MIPIM, gayrimenkul sektörünün Şampiyonlar Ligi. Bu platformda fark yaratmak ancak doğru hazırlıkla mümkün. Karşı taraftaki ülkelerin ve kurumların katılımcı profillerini iyi analiz etmek, buna göre hedefli görüşmeler planlamak, fuardan alınacak verimi doğrudan etkiliyor.
Alkaş olarak biz, Türkiye’den katılan kurumlarımızın maksimum fayda sağlaması için çalışıyoruz. Bu amaçla, 2026’da Ramazan ayına denk gelen fuar kapsamında Cannes’da düzenleyeceğimiz uluslararası iftar yemeği ile global oyuncuları bir araya getirerek güçlü bir networking zemini oluşturmayı hedefliyoruz.