INSIDE | Workplace (Large)
Good Job Games
Jeyan Ülkü Mimarlık
Jeyan ÜLKÜ | Kurucu
Kültür YILDIZ | Ortak
Melis KURULTAY | Tasarım Lideri
öne çıkanlar…
Geçtiğimiz yılların öne çıkan konularından olan karbon-nötr tasarım ve karbon azaltma yöntemleri bu yılın da önem verilen konularındandı. Ayrıca projelerin bulunduğu coğrafyayla mekânsal ve kültürel olarak nasıl uyum sağladığı jürinin önem listesinde öncelikliydi.
Yerli halklarla bağlantı, çevresiyle çelişmeyen ve kucaklayıcı mimari ve iç mimari tasarımlar aranıyordu. Ayrıca jüri, karbon salınımı konusunda iddialı projelerde green washing, dengelemeye bağlılık, tedarik zinciri sebepli salınımlar gibi çelişkilere de duyarlı sorular sorarak projeleri değerlendirme eğilimindeydi. Kısaca WAF’a katılan ve ödül alan projelerde sürdürülebilirlik, salınım dengelenmesi, sosyal ve kültürel bağlamla örtüşür olmak ön plandaydı.
hazırlık…
Burada belki de önemle vurgulamak gereken, projelerimizi tasarlar ve daha ilk aşamada hayal ederken günümüz tasarım önceliklerini önümüze koyarak başlamak gerektiği olacaktır. Hali hazırda var olan bir projenin yeşil önceliklerini parlatmak yerine zaten ilk baştan karbon konusunu düşünerek tasarım yapmayı dünyaya bir borç bilerek öncelik edinmeliyiz. Bununla birlikte kültürel çeşitliliğin önem kazandığı, çelişkilere kesin çözümler sunmak yerine alternatifli tasarımların önerildiği projeler ön plana çıktı. Önümüzdeki dönemde müşterinin dönüştürülebileceğini, dünyaya geri verdiği ölçekte prestijli olacağı bilgisini aşılamanın önem kazandığını akılda tutmak gerekebilir.
Biz kendi adımıza projemizde konsept ve mekânın birbiriyle ne şekilde örtüştüğünü açıkça sunduğumuzu ve amaçlarımızı açık olarak belirttiğimizi düşünüyoruz. Ancak geriye bakınca belki sürece dair daha çok bilgi verebileceğimizi ve şantiye sürecini de sunumunuzun içine daha çok dahil edebileceğimizi gördük.
dikkat çeken projeler & sunumlar…
“Etik ve Değerler” kategorisindeki projelerin sunumlarını yakalamaya özen gösterdik. Örneğin Endonezya’nın Surabaya şehrindeki mahalle dönüşümü zihin açıcı bir uygulanmış planlama projesiydi.
Proje, 2014 yılında Endonezya hükümetinin yerel misafirhaneleri kapatması ve seks işçiliğini yasaklaması sonrasında dönüşmek durumunda kalan Gang Dolly diye bilinen “red light” bölgesinde yapılan kentsel düzenlemeydi. Bu proje özellikle mevcut mimarinin büyük bütçelere ihtiyaç duyulmadan sosyo-kültürel anlamda nasıl dönüşebileceğini, yerel halk üzerinde maksimum entegrasyon gözetilerek katılımcı yönü kuvvetli bir vizyon güdülmesinin mümkün olabileceğini vurguluyordu.
Yine aynı sahnede yer alan Orta Doğu’lu parlayan mimar İslam El Mashtooly’nin “Gazze, Bir Direniş Mekânı” isimli sunumu dikkat çekiciydi. Mashtooly, şu anda konuşulması bile zor olan bölgeyi yeniden inşa etme kavramını şairane bir şekilde, mimariyi yapısal olarak değil hayati bir süreç olarak isimlendirdiği, Gazze’yi, tekrar bir barış mekânı olarak hayal ettiği bir sunumla ele aldı. Gazze’nin; enerji, gıda, su ve inşaat malzemesi ve karbon alanlarında kendi kendine nasıl yetebileceğini tartıştı.
WAF’ın yeni bitmiş olmasının hevesiyle bir de John Jennifer Marx’ın “Ten Provocations of Architecture” metninin tartışıldığı aynı isimli oturumdan bahsetmeden geçmeyelim. Mimarinin bu yeni ve yüzyıl pozitivist bir merkezden nasıl kopması gerektiğinin tartışıldığı kısa oturum mesleğimizi başka bir perspektiften görme fırsatı tanıdı.
Maalesef kritik odalarındaki sunumlar eş zamanlı olarak ilerlediğinden ilgilendiğimiz sunumların bazıları birbiriyle çakışıyordu. Bir önerimiz de WAF’ta bulunacak meslektaşlarımızın sunum listesini iyi çalışmaları olabilir. Mümkünse bir program süperpozesi yapsınlar.
WAF hakkında…
Şu aralar, yeşil Singapur’un büyüsünden yeni çıkıyoruz. Festival dışında ve sonrasında Singapur’un mimarisinin ve kent ölçeğindeki tasarımının bizi çok etkilediğini söyleyebiliriz.
Festivalin ise güzel karşılaşmalara ve farkındalık artırıcı fikirlere zemin hazırladığı malum. Bizi en çok memnun eden ise mimari yönelimlere hali hazırda bağlamsal olarak hâkim olduğumuzun sağlamasını yapmak oldu.
Türkiye’den finale kalan projeler arasında kazananların olmasıyla da ayrıca gurur duyduk. Aynı kategoride birbiriyle estetik anlamda taban tabana zıt projelerin ödül kazanması mimarinin artık çok çeşitli ve zenginliklere kıymet veren perspektiflerden değerlendirildiğini müjdeler nitelikteydi.
INSIDE | Workplace [Large]
Good Job Games
Bir mobil oyun teknolojisi şirketi olan Good Job Games’in tasarım ihalesinde müşterinin birincil taleplerinden biri hali hazırda mevcut ofislerinde yakalamış oldukları gayri resmi ve genç hissin yeni ofislerine de taşınmasıydı. Mevcut ofisin iki villanın birleşmesinden oluşan avlulu bir mekân olması, ve taşınılacak alanın Vadi İstanbul’da bir plaza binasının giriş katı olması genç ekibin öncelikli endişelerinden biriydi. Bir başka talepleri ise yeni ofislerinin, bahçe içindeki mevcut ofisleri gibi yeşillikli bir mekan olmasıydı.

Good Job Games çalışanlarının bu taleplerini karşılayabilmek için onlara neredeyse bir kamusal alanı anımsatan, üniversite kampüs tipolojisi esas alınarak; kapalı iç mekanların farklı fakülte binaları gibi birbirinden ayrıldığı; espas alanların ise dış mekan gibi düşünüleceği bir tasarım önerisi yapıldı.
Mekanın 11 metre kat yüksekliği olması düşeyde de farklı kotlarda odalar ve bunları birbirine bağlayan merdiven ve köprüler oluşturulmasına imkan sağladı. Galeri girişinin merkezine yerleştirilen büyük ağaçlı dış mekân mobilyası fokal nokta olarak belirlenerek balkon ve toplantı odaları bu merkeze bakacak şekilde tasarlandı. 
Ana girişin ofis alanlarına yönlü koridorunda tasarlanan ve yine galeriye bakan kafeteryanın cephesi Viktorya dönemine ait cam sera karolajlarından esinle tasarlandı. Yine bu ön cephede sokak aplikleri uygulaması yapılarak günışığı olmayan saatlerde; sokağa bakan bir restoranı andırması düşünüldü. Giriş aksından ofis alanına doğru yürüyüşün bir kaldırımda gezer gibi deneyimlenmesi amaçlandı.


Fokal noktaya bakan açık toplantı alanlarının yanı sıra bir pazar standı gibi tasarlanan kafe alanı eklenerek, orta avluya kafe ve restoranlarıyla bir dinlenme mekânı fonksiyonu yüklendi. Bu alana bakan balkonlar ve pencereler ziyaretçilerin kullanımına açık düşünülmüş, arka ofis alanlarına ise erişim bir nebze zorlaştırılmıştır.
1.Kat ofis alanına çıkan geniş merdiven aynı zamanda tribün oturmalı bir sosyal alandır. Burada müşterinin talebi doğrultusunda sunumların ve partilerin yapılabileceği ön görülmüştür. Ofis masalarının olduğu çalışma alanlarını ayrıca birbirine bağlamak için arka cepheye yakın bir başka merdiven kovası tasarlanmış, ofislerin birbirine erişimi bu şekilde kolaylaştırılmıştır. Müşterinin “takım” esaslı çalışma yöntemine uyumla, takım çalışmalar birbirlerinden akustik bitkili panellerle ayrılmıştır. Her takıma ayrıca hizmet edecek yazılabilir duvar ve paneller sağlanarak mahremiyet ön plana çıkartılmıştır. Takımların aydınlatmaları ayrı ayrı kontrol edilebilir, otomasyonlu sistemlerdir.
Tek ve çift kişilik çevrimiçi toplantılar için duvardan tavana akustik çözümlü telefon odaları ve “focus room”lar tasarlandı. Kahve ve çay noktaları, her ekibin kolayca erişebileceği şekilde stratejik noktalara konumlandırıldı.
Her iki çalışma katında da sektörel okuma materyallerinin yerleştirileceği büyük kütüphaneler önerildi. İkinci katta ise bu kütüphanenin önünden balkona ulaşan ve tüm katı çepeçevre dönen bir yürüme yolu önerildi.



Tasarım Ekibi
Jeyan Ülkü, Melis Kurultay, Semih Yılmaz, Sinem Kılıç, Cenk Dayı
Proje Ekibi
Önem Ayaz, Büşra Atabey, Tuğba Ecem Tosun
Proje Müdürleri
Kültür Yıldız, Önem Ayaz, Pınar Tola
Proje Yönetimi
SPM
Bitiş Yılı
2024
Toplam İnşaat Alanı
4300 m²
