/

New Headquarters for BBVA

Herzog & de Meuron

OFİS | MADRİD, İSPANYA

© Rafael Gamo

6000 çalışan için tasarlanan BBVA’nın yeni genel merkezi Madrid’in kuzey çeperinde yer alıyor. Otoyola bakan arazi; yeni inşa edilmiş ofisler, ticari yapılar ve konut projeleri ile çevrili kimliksiz bir kent manzarasına sahipken genel merkez sayesinde adeta yeni bir yaşam alanına kavuşmuş. Banka arsayı aldığı zaman arazinin önemli bir bölümünü işgal eden tamamlanmamış sekiz ofis binası yeni projeye mümkün olduğunca dahil edilmeye çalışılmış.

Herzog & de Meuron sunar...

ESKİ VE YENİ YAPILARDAN BİR HALI

Avlulu, pasajlı ve bahçeli üç katlı binalar dizisi, oldukça eğimli arazi üzerinde, Arap bahçesine benzer şekilde, sanki bir halı gibi uzanıyor. Çevrenin pek bir kimliği olmaması nedeniyle kompleksi içselleştirmeyi seçtik. Ortada ilişkilendirebileceğimiz hiçbir şey yoktu. Plan ilk bakışta katı ve tekrarlayıcıydı. Belirgin topoğrafya ve mevcut yapıların dahil edilmesi ile doğal bir şekilde büyümüş, karmaşık, mekansal bir doku yakalandı.

Maksimize edilmiş şeffaflık bol gün ışığı, manzara sağlıyor ve bir topluluk hissi yaratıyor. İnşa edilmiş ile doğal olan arasında bir denge yaratan hem küçük bir şehir hem de büyük bir bahçe gibi işlev gören bir yere dönüştürüyor.

Az katlı binalardan oluşan düzenleme iletişimi besler: İnsanlar etrafta dolaşır ve samimi etkileşimlerde bulunur. Maksimize edilmiş şeffaflık bol gün ışığı, manzara sağlıyor ve bir topluluk hissi yaratıyor. İnşa edilmiş ile doğal olan arasında bir denge yaratan hem küçük bir şehir hem de büyük bir bahçe gibi işlev gören bir yere dönüştürüyor.

Mevcut binaların entegrasyonu bu projenin en ilginç yönlerinden biri. Mimari mirası korumaya yönelik projelerin aksine bu binalar ne tarihi ne de teknolojik öneme sahiplerdi, sadece yok edilmeleri sorumsuzluk olacak yapılardı. Mevcut binalar yeni yapıların bir parçası olmak üzere değiştirildi, aynı ölçek ve çizgide ya doldurularak ya da kesilerek ofisler ve bahçeler yaratıldı.

GÜNEY TARZI MİMARİ

Beton iskeletin belirgin şekilde gösterildiği ham mimariye sahip yapının tasarımı gün ışığı koşullarından kuvvetle etkilendi; böylece kaçınılmaz olarak güney mimari tarzı ile sonuçlanan bir proje oldu. Dar iç bahçeler ve sokaklar boyunca beton kolonlar ve çıkıntı yapan zemin tablaları aşırı güneşe karşı gölge sağlıyor. Bunun yanı sıra iklimlendirme talebini azaltıyor. Tam boy gömme camlar, ofislerde yapay aydınlatmayı en aza indirmek için iyi gün ışığı koşulları sunuyor.

Kompleksin dış cephesi boyunca zemin tablaları arasına güneş engelleyiciler konuldu. Bunların güneşten korunmaya en az ihtiyaç duyulan alt kısımlarında, en iyi manzara ve gün ışığı sağlayacak açıyla kesikler bulunuyor. Güneşin açısı ve programa bağlı olarak, değişik yön ve boyuttalar. Güneş kırıcıların boyu ayarlandığı için eğimli arazi cephe üzerinde hafif ama etkili bir sonuca yol açıyor.

Daire benzeri plaza, halının gelişigüzel kesilmiş görüntüsüne benzerken, bu kütlenin bir ucundan tutulup yukarıya doğru kaldırılmış hali ise Madrid silüetinde yer alan, son derece ince BBVA kulesini oluşturuyor. Az katlı ofislerin aksine şehrin ve dağların büyüleyici manzarasıyla kule bir başka tip çalışma alanı sunuyor.

PLAZA VE KULE

Daire benzeri plaza, halının gelişigüzel kesilmiş görüntüsüne benzerken, bu kütlenin bir ucundan tutulup yukarıya doğru kaldırılmış hali ise Madrid silüetinde yer alan, son derece ince BBVA kulesini oluşturuyor. Az katlı ofislerin aksine şehrin ve dağların büyüleyici manzarasıyla kule bir başka tip çalışma alanı sunuyor. Kuledeki bazı iç mekanlar yine bizim tarafımızdan tasarlandı. Plazaya ağaçlar dikildi ve ortak alanlarla çevrelendi. Ana giriş, barlar ve büyük bir kantin, bir iş merkezi ve basın odası herkesin buluştuğu plazanın çevresinde yer alıyor. Plaza ve kule birlikte kompleksin tamamına yönelimi sağlıyor.