MARTIN BALLENDAT

Design Ballendat

Başla

İyi tasarım sadece tasarım ve teknik know-how’ın bir araya gelmesiyle yapılabilir. Bu yüzden, tasarım stüdyomun uzmanlık alanının, yoğun bir model yapımı ve mühendisliği olduğunun farkındayız.​

başlangıç

Okul zamanlarımda hep karikatür çizerdim; bu durum sanat hocamın dikkatini çekti ve bana başarılı bir şekilde bitirdiğim Folkwangschule Üniversitesi Essen’in tasarım bölümünde okumamı tavsiye etti. İlk işim 1983’te İsviçre sınırındaki Sedus Stoll’du. Genç bir tasarımcı olarak, bu deneyimli şirkette çok şey öğrendim ve 3 yıl sonra Avusturyalı Wiesner Hager firmasında gelecek vadeden bir iş buldum. Kısa bir süre sonra geliştirme departmanından sorumluydum ve bu şirkette tasarım sürecini yaklaşık 10 yıl boyunca şekillendirdim. 1995’te Braunau Avusturya’da kendi şirketimi kurdum çünkü uluslararası bir tasarımcı olarak oldum olası bağımsız ve özgür çalışma hayalim vardı. Mühendislik için ikinci şirketimi 1999 yılında Simbach Almanya’da şu anda yaklaşık 16 çalışanı olan Avusturya sınırına yakın bir yerde açtım. 25 yıl boyunca bağımsız bir tasarımcı olarak çalıştım ve 17 yıl boyunca Graz ve Salzburg’daki tasarım üniversitelerinde misafir profesör olarak yer aldım. Bu arada, tasarım stüdyom 14 ülkede 40’tan fazla global marka için çalışıyor. 20 tanesi En İyinin En İyisi olmak üzere, Gümüş veya Altın 150’den fazla tasarım ödülü aldık.

tasarım kariyeri

Çok erken bir noktada ikna oldum, iyi tasarım sadece tasarım ve teknik know-how’ın bir araya gelmesiyle yapılabilir. Bu yüzden, tasarım stüdyomun uzmanlık alanının, yoğun bir model yapımı ve mühendisliği olduğunun farkındayız. Bu nedenle Alman firmamda 5 eksenli CNC öğütme makinesi, bir dijital tarayıcı ve iki adet 3 boyutlu mühendislik alanı ile ahşap, plastik ve metal işçiliği ve atölye çalışmaları için yaklaşık 1.000 m2 alana sahip küçük bir imalat merkezi, yazıcılar, küçük bir fotoğraf stüdyosu, en önemli ürünlerim için bir showroom, bir kafeterya, konferans salonları, inşaat ve tasarım ofisleri şeklinde tüm bunlar, 2 adet restore edilmiş art-deco villanın olağanüstü mimarisinde, iki modern cam bina arasında kuruldu.

tasarım felsefesi

Tasarım; sanat ve teknik arasında bir yerde. İyi tasarımın sanatsal bir dokunuşa sahip olması gerektiğine inanıyorum, aynı zamanda teknik tasarımı ve avantajları ile ürünün müşteri için gerçekten pratik olması gerekiyor. Ancak teknik kalite, tek başına çok sıkıcı ve basittir. Sadece sanatsal ifade ürüne bireysellik ve kişilik kazandırır.

tarz

Kendimi çok yönlü görüyorum ve bir o kadar şiddetli ve düz çizgili, organik ve tutku dolu olan başarılı ürünlerim var. Bir tür kişisel tanınabilir stil olarak adlandırılacak olursa “Twisted Design” (Bükümlü Tasarım) derim. Bükümlü formlar beni gerçekten büyülüyor. En popüler ürünüm, Perillo-chair (Züco firması için). İnternette bunun için 100.000’den fazla sonuç bulacaksınız. Ancak bükümlü tasarımı diğer birçok üründe daha kullandım, örneğin; Tonon için Up-chair ailesi, Boss Design için Coza-chair ve Sunnix için Duoblock-chair. Son zamanlarda bükümlü bir çalışma masası da tasarladık.

iyi tasarım

İyi tasarım her zaman sanat ve teknik know-how arasındaki iyi kurulmuş bir denge meselesi. Milton Glaser’ın bir zamanlar söylediği gibi: “Bir tasarıma verilecek üç tepki vardır: Evet, hayır ve VAY! Hedeflenen tepki VAY olmalıdır.”

üretkenlik ve verimlilik

Bence iyi tasarım; mimarlık, iç mekan ve tasarım arasında yer alan eşsiz bir kombinasyon, verimliliği ve üretkenliği artırıyor. Ama açıkçası, çalışanlar arasındaki kimya daha çok daha önemli.

ofis mobilyası tasarlamak

Koşullara uygunluk konusunda “ergonomik ve çok fonksiyonlu ofis koltuğu”nun mobilya tasarımında üstün bir disipline sahip olduğunu söyleyebilirim. Pek çok norm ve düzenlemeye tabi olan başka hiçbir ürün yoktur. Evet; ergonomi, istikrar ve güvenlik normlarına saygı duyuyorum ve aynı zamanda bir ürünün kullanışlılığını, ekodengesini, estetiğini ve zarafetini de göz önüne almaya çalışıyorum. Bu kadar farklı gereksinimlerin bir araya gelmesi, ofis mobilyalarının tasarlanmasının zorluğunu ortaya çıkartıyor.

geçmiş ve bugün

Dürüst olmak gerekirse, ofis koltukları için ergonominin çok değiştiği fikrine katılmıyorum. Örneğin; ilk işverenim Sedus’un 1983’te sunulan ergonomik ofis koltuklarına baktığımda şunu söyleyebilirim: Saygı duyuyorum. Ergonomik bakış açısıyla baktığımızda hala en iyi ürünler. Ama ne yazık ki hantallar. O zamandan bu yana önemli değişim, tasarım. Bugün her şey daha hafif ve zarif, ofis koltuğu tasarımına havadar kafesler hakim ve aynı zamanda masalar; hassas, yalın çalışma profilleri ve daha keskin hatlar ile karakterize ediliyor. Ofis mobilyaları sektörünün tasarım seviyesi gün geçtikçe daha da arttı.

değişen ofis mobilyası

Pazarlama sektöründe, eski gerçeklere yeni bir şey olarak hizmet etmek yaygın bir şey. Zaten 1993 yılında, yani 25 yıl önce bir mobil ofis için Wiesner Hager firması ile mobilya programları geliştirdim (örneğin; program değişiklikleri ve daha sonra programı piyasaya sürmek ve süreç). Temel olarak, konular o zamankiyle aynı ya da 25 yıl sonra nihayet her ofis mobilyası üreticisine ulaştılar diyebiliriz.

geleceğin çalışma alanı

Geleceğin çalışma alanı; durumsal, spontane, esnek, yaratıcı, indirgenmiş, karmaşık olmayan, mobil, hoş, evrensel, oldukça küçük, kullanışlı, gürültüyü absorbe eden, motive edici ve şu anda sadece kafamda bir fikir ve vizyon olarak var.

son dönem projeleri

Son zamanlarda, tanınmış mobilya markalarından bazı değerli CEO’ların kişisel olarak benimle temasa geçmesi ve benimle iş birliği yapmak istemesi beni gururlandırıyor. Şu an, özellikle yaşam alanları için birtakım önemli projeler tasarlıyoruz. Memnunum, söz konusu ofis tasarımı, kontrakt tasarım, yaşayan tasarım olduğunda başarı elde etmiş Avrupa’daki sayılı mobilya tasarımcılarından biriyim. Şu an tüm bu alanlarda önemli yeni projeler üzerinde çalışıyorum. Sadece iki hafta önce sunulan önemli bir projeden bahsetmek gerekirse: Nowy Styl Group’un değerli ofis sandalyesi serisi Xillium, Orgatec 2018’de sergilendi.

tavsiye

Gerçekten yeteneğiniz varsa, tasarım okumanızı tavsiye ederim. Tasarım meslek değil, bir tutku. Bir şeyleri tasarlamak için güce, motivasyona ve sevgiye çok ihtiyacınız var. Genç bir tasarımcı, makine mühendisliği veya işletme ekonomisi okuyan genç meslektaşlarından çok daha az kazanacağını kabul etmeli. Ama karşılığında, iş gerçekten eğlenceli ve keyifli. Sadece son derece başarılı olan biri tasarlayarak zenginleşebilir. Tahmin ediyorum ki, 10.000 tasarım mezunundan yalnızca 10’u bu alanda 10 yıl sonra hala çalışıyor. Diğerleri benzer bir alana geçer. Şahsen ben de bu mesleği bir daha seçme şansım olsa, yine tercih ederdim.