Completed Buildings | Retrofit
Swissotel Resort and Residences Çeşme
Dilekci Mimarlık
Eda KUTLUÖZEN | Kıdemli Mimar
finalist olmak & motivasyon…
WAF, mimarlık dünyasında hem yenilikçi projelerin sergilendiği hem de küresel ölçekte ilham verici fikirlerin tartışıldığı bir platform olduğu için 2008’den beri katılıyoruz. Bugüne kadar; Prestige Mall (2008), Buyaka (2012), 11-11 (2013), Bahriye Üçok Anaokulu (2017) ile ve bu sene de Swissotel Çeşme projesiyle toplamda beş kez finalist olduk.
Katılmamızın birkaç yönden faydası olduğunu düşünüyorum:
1 | Projelerimizin uluslararası bir platformda görünürlük kazanması,
2 | Farklı perspektiflerden değerlendirilmesi ve geri bildirim alınması,
3 | Genel olarak global mimarlık pratiğine dair tartışmalara dahil olunması.
Bu yıl finalist olduğumuz Swissotel projemizle bunları bir kez daha deneyimlemek bizim için heyecan verici oldu. Projenin ana amacı karbon ayak izini minimumda tutarak mevcut bir yapıyı dönüştürmek olduğu için Retrofit kategorisine girebilecek iyi bir aday olduğunu düşündük.
Finalist olduğumuz haberi bizi ekip olarak sevindirdi. Yalnızca ülke sınırları içinde değil, daha geniş bir platformda global çapta varlık göstermemiz, hepimize motivasyon kaynağı oluyor. Verilen emeklerin karşılığını görmek açısından da olumlu etkisi olduğunu düşünüyorum.
öne çıkanlar…
Bu senenin teması olan ‘tomorrow’ (‘yarın’) kapsamında; projelerin sürdürülebilirlik yaklaşımları, bağlama duyarlılığı ve topluma sağladıkları katkılar öne çıkan temalar arasındaydı. Jüri, projeleri özellikle bu konular kapsamında değerlendirdi. Projelerin hangi girdilerle şekillendiği, yerel bağlamda nasıl bir etki yarattığı ve karbon ayak izlerine dair konular ön plandaydı.
hazırlık…
Jüri üyelerinin en çok sorguladığı ve konuşulması gereken konulardan bazıları, projelerin çevresel ve iklimsel etkisi. Sunumun içeriğinde projenin çizimlerle açıklanmasına ek olarak, çevresel ve sosyal bağlamdaki yerine de vurgu yapılmasını önemli buluyorum.
Sunumlara ayrılan süre konusunda herhangi bir esneklik olmadığı için anlatılmak istenen her şeyin ve bütün slaytların bu süreye sığdığından emin olmakta da fayda var. Jüri sunum sırasında sürekli not aldığı için ekranda hızla değişen slaytların hepsini göremedikleri kanısındayım. Bu sebepten, yeniden hazırlanıyor olsaydık, daha az slayt kullanmayı tercih edebilirdik.
Anlattığımız Swissotel projesi hem oldukça komplike bir proje, hem de metrekare olarak büyük… Projeyi tam olarak anlatmak için birçok konunun ele alınması gerekiyor. Yapısal anlamdaki durumu, kentsel bağlamdaki ilişkisi, Çeşme silüetindeki kütle etkisi, sürdürülebilirlik stratejisi olarak fazla ısıyı pasif yollarla kontrol etmek, mekanik yükleri azaltmak gibi birçok alt kırılımı olan bir projeyi 10 dakika gibi çok kısıtlı bir sürede, o coğrafyayı hiç bilmeyen birilerine sıfırdan anlatmak zordu. Ama aynı zamanda kendimiz için de aslında anlatırken sadeleştirmiş ve işin özüne inmiş olduk.
dikkat çeken projeler & sunumlar…
Çevreyle uyumlu yaşam alanlarının tasarlandığı ve çevresindeki mevcut komüniteye değer katarak toplumsal etkisi olan projeler ilgimi çekti.
Özellikle çocuklar için etkileşimli öğrenme alanlarının mimaride nasıl ele alınabileceğini ortaya koyan bir proje (Darlington Public School) vardı ki zaten Building of the Year ödülüne layık görüldü. İç ve dış mekanları akıllıca kullanarak geçirgen ve esnek öğrenme alanları yaratan bir projeydi.
WAF hakkında…
WAF birkaç sebepten dolayı genel olarak güzel bir deneyimdi. Birincisi tabii ki uluslararası bir platformda şirket olarak görünür olmak, projelerimizle öne çıkmak.
Farklı coğrafyalardan mimarlık ofisleriyle tanışmak, fikir alışverişlerinde bulunmak ve birbirinden farklı tipolojilerdeki projelerin nasıl yorumlar aldığını, nerelerden ele alındığını görmek kıymetliydi.
Aynı zamanda bizim projemize gelen soruları ve yorumları dinlemek… Açıkçası en çok onu merak ediyordum. Projenin nasıl yapıldığı ekip olarak bizler açısından belli ama projeyi sıfırdan gören kişilerin nasıl yaklaşacağı ve neler soracağı bence çok önemliydi. Bu tarz ucu açık tartışmalara fırsat vermesi açısından da iyi bir platform.
WAF’ın bu seneki düzeni, eşzamanlı yapılan sunumlardaki seslerin birbirine karışması sebebiyle biraz kaotik olmakla beraber bence aynı zamanda başarılıydı…
Çünkü gerçek hayatta da hakikaten hiçbir şey tek başına steril bir şekilde gerçekleşmiyor. Dolayısıyla tabi ki sunum yaparken fonda bambaşka bir şeyin anlatılıyor olması, başta rahatsız etse de aslında onun içinde var olmak güzeldi.
Festival düzeninin büyük bir çatı altında birçok ufak iglodan oluşması, aynı anda gerçekleşmekte olan sunumların birinden çıkıp ötekine girmeye kolay bir imkan sunarak akışkan bir sirkülasyon sağladığını söyleyebilirim. Bu akışkan yapının aynı zamanda katılımcılar arasındaki informal etkileşimi de olumlu yönde desteklediğini düşünüyorum.
Festivalin bu sene Singapur’da olması da ayrıca heyecan vericiydi. Birçok insanın uzaklardan gelişinin çevresel etkileri olsa da, günün sonunda, festivalin olumlu etkilerinin ağır bastığına inanıyorum. Singapur’a daha önce gitmemiştim ama gitmiş olanlar oranın çok hızlı ve kapsamlı bir dönüşüme uğramış olduğunu belirtmişti. Yani yepyeni bir mekanda, güncel projelerin, bambaşka ülkelerden gelen insanlar tarafından hep birlikte tartışılıyor olması güzeldi.
WAF 2025 & Miami…
WAF’in farklı kıtalara yayılarak 2025’te Miami gibi dinamik bir şehirde gerçekleşecek olması etkinliğin küresel boyutunu daha da pekiştirecektir.
Farklı coğrafyalarda yer almasının katılımcıların çeşitliliğini arttırmak açısından pozitif bir etkisi olduğunu düşünüyorum. Amerika’daki mimarlık sektörüyle birlikte etkinliğin daha fazla sayıda katılımcıya ulaşması WAF’a yeni bir ivme kazandırabilir.
Bu da WAF’in mimari anlamda global bir etkileşim platformu olmasını geliştirecektir.
WAF’ın gelişimi & ilerlemesi…
WAF, 2008 yılında başladığından bu yana farklı ülkelerde çeşitli katılımcıları bir araya getirerek mimarlık dünyasının en prestijli etkinliklerinden biri haline geldi.
Zaman içinde tüm dünyadan mimarlar ve tasarımcılar için önemli bir buluşma noktası oldu. Mimarlık alanındaki son gelişmeleri bizzat birinci ağızdan paylaşabilmek ve sadece seyirci kalmayıp aynı zamanda sorgulayabilmek ve fikir alışverişlerinde bulunabilmek etkinliğin en güçlü yönü olarak görülebilir.
Genç tasarımcıların ve öğrencilerin daha fazla katılımlarını teşvik edecek düzenlemeler yapılması bu etkinliği daha da güçlü bir hale getirir diye düşünüyorum.
Completed Buildings | Retrofit
Swissotel Resort and Residences Çeşme
Swissotel Resort ve Residences Çeşme projesi mevcuttaki 11 katlı bir otelin renovasyon ve ileri dönüşüm projesidir.
Ana bina ile konferans binasının silüete etkisinin ve orijinal yapıya zaman içinde eklenen yapıların mimari açıdan ele alınması ve eski otelin 400 oda kapasitesinin 260’a düşürülüp kalan odaların apart residence’a dönüştürülmesi istenmişti. Ayrıca yeni eklenen yapılarla birlikte toplamda 110 adet apart residence ile 7 adet müstakil villa, mevcut yapının tasarım dilinin sürekliliği ve silüete uyumluluğu hedeflenerek konumlandırıldı.
85.000 metrekare alana sahip bu projeyi gerçekleştirmek için mevcuttaki binaların hepsini yıkıp yeniden yapmak yerine betonarme yapının %74’ünü koruyarak çevresel etkileri azaltmayı ve karbon salınımını minimize etmeyi hedefledik.
Proje kapsamında konferans merkezi ve çevresindeki ek yapılar yıkılıp geri dönüştürüldü. Ana bina kütlesi taşıyıcı betonarme strüktürüne kadar soyulup güçlendirildi. Mevcut betonarme döşemeye eklenen uzantılarla teraslar genişletilerek dış mekan kullanımı artırıldı. Yeni cephe tasarımında yatay parapetler ile istenmeyen fazla güneş ışığını keserek enerji verimliliğini arttırmayı amaçladık. Böylece mevcuttaki binanın ömrünü uzatıp günümüzün yapısal, mimari ve kentsel ihtiyaçlarına adapte ederek, daha sürdürülebilir ve verimli bir yaşam alanı yaratıldı.
Yapı Mühendisi
YBTAS
Makine Mühendisi
Dinamik Proje
Elektrik Mühendisi
HB Teknik
Akustik Mühendisi
Karakutu
İç Mekan Projesi
Toner
Peyzaj Projesi
Ahan
Yangın Mühendisi
Etik
Aydınlatma Tasarımı
ZKLD
Mimari Yönlendirme Sistemleri
Yönsis
