/

Great Amber

Volker Giencke

KONSER SALONU | LIEPAJA, LETONYA

© Indrikis Sturmanis

Letonya’nın üçüncü büyük şehri Liepāja’nın yeni konser salonu “Great Amber” (Büyük Kehribar) 1.024 koltuk kapasitesiyle Baltık ülkelerinin en büyük konser salonu. 1896 yılına kadar dayanan konser salonu inşa etme arzusu, açılan uluslararası yarışmayı kazanan Volker Giencke & Company Architects sayesinde nihayet hayata geçmiş. Saydam, kehribar renkli bir cepheye sahip, yekpare, koni şeklinde, hafif kıvrımlı bir bina olan Great Amber’ın cephesi, beton yapının düzensiz şekillenen iskeletini sarıyor. Efsaneye göre Liepaja rüzgarın doğduğu şehir. Bu nedenle yapı rüzgarın etkilerine dayanıklı olacak şekilde tasarlanmış.

Volker Giencke & Company Architects sunar...

KONSER SALONUNUN GENEL TEKNİK TASARIMI

Konser salonu beton bir yapı olup farklı eğimlerde kendi ağırlığını taşıyan cam cephe ile örtülü. Bu cephe, çatı bölgesinde beton iskeletle bağlantılı (beton iskelet üzerinde oturan) geniş düz bir çelik örgüden oluşuyor. Yapısal olarak bina, çift kabuklu parlak dış cephe, katlanmış betonarme levha ve içindeki çelik iskeletten ibaret.

Gün ışığında kehribar gibi sarımsı, beyazdan turuncuya ve kızıl kahveye değişen veya gökyüzünün rengini alan farklı renklerde ışıldayan cephe şeffaf olup yapının çevresini farklı tonlarda yansıtıyor. “Great Amber” geceleri içini ve içindeki aktiviteleri gösteren devasa ışıklı bir yapı, dev bir kehribar haline geliyor.

CEPHENİN TEKNİK TASARIMI – YENİLİKÇİLİK – BENZERSİZLİK VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Dış camlar paslanmaz çelik cam kelepçeleriyle yerleştirildi. Bu kelepçeler normal rüzgar kuvvetine göre üç kat fazla rüzgara karşı dayanıklılığı garanti ediyor. Çok basit fakat etkili bir buluş olan üçgen şeklinde ve hareket edebilir bir “çelik-kılıç” farklı eğimdeki çarpık dış camları iç cam paneller üzerinde iki noktada sabitleyerek tutuyor.

“Great Amber”ın dış camları, Bartenbac / Innsbruck ışık stüdyosunda yapay gün ışığı altında test edilmiş, değişik renklerde 4 özel filmle kaplı iki panelden oluşuyor. Gün ışığında kehribar gibi sarımsı, beyazdan turuncuya ve kızıl kahveye değişen veya gökyüzünün rengini alan farklı renklerde ışıldayan cephe şeffaf olup yapının çevresini farklı tonlarda yansıtıyor. “Great Amber” geceleri içini ve içindeki aktiviteleri gösteren devasa ışıklı bir yapı, dev bir kehribar haline geliyor.

Çift katlı cephe; hava girişlerini kapatarak, yazın da sıcak havayı fanlarla transfer ederek iklim açısından tampon görevi yapıyor. Amber dış cephe, “Great Amber”ın çift camlı dış cephesinin ikinci camı. Amber cephe, içteki cam cephenin 70 cm dışında yer alıyor. Aralarındaki hava, dışarıdaki gerçek hava sıcaklığını 5 ila 15°C azaltıyor. Aşırı basınç camlar arasının tozlanmasını önlüyor.

AYDINLATMA KONSEPTİ

Işık spektrumu, Innsbruck merkezli Bartenbach firması tarafından yapılan birçok testle garanti edilen, dört farklı renkte folyoların bir kombinasyonu olan, ışık yoğunluğu ve kehribar renkli cephenin yansıtmasına bağlı olarak sarımsı beyazdan turuncuya ve kızıl kahveye değişen bir ışık yansıması yaratıyor. Dışarıdan bakan birisi için konser salonu çevresiyle birlikte bir parça kehribar içinde hapsolmuş bir böceği anımsatıyor.

Konser salonundaki sahne aydınlatması da özel. Normalde konser salonları gün ışığına erişim olmadığı için daima karanlıktır. Ancak Liepaja’daki Great Amber projesi, baş orkestra şefinin gün ışığında orkestrayı yönetme isteğine cevap veriyor. Işık borusu denilen ve her biri 1 metrenin üstünde çapı olan, on dört adet boru konser salonunun yeterli miktarda ışık almasını sağlıyor.

Bu ışık borularının yüksek yansıtma özelliği olan iç çelik kaplamaları, güneş parladığında doğal ışığı eşsiz bir iç mekan yaratacak derecede artırarak mekanı yoğun parlak ama düzenli dağılmış gün ışığı ile dolduruyor. Hava bulutlu olduğunda borular yaygın, gölgesiz gün ışığı sağlıyor; böylece içeride farklı ruh halleri ve etkileri yaratıyor.

Yazın, güneşin kısa süreliğine battığı Beyaz Geceler döneminde gece konserleri gün ışığında yapılabiliyor. Bir karatma mekanizması yardımıyla ışık oranı yavaşça düzenlenebiliyor. Optik etki yaratmasının yanı sıra gün ışığı aydınlatmasının pratik bir amacı da mevcut. Çoğunlukla gündüzleri yapılan orkestra provaları için hiçbir yapay aydınlatmaya gerek duyulmuyor böylece enerji maliyetlerinde dikkate değer bir tasarruf sağlanıyor. Dahası, konser salonu çok amaçlı bir mekan olduğu için gündüz vakti yapılan kongre ve etkinlikler için de uygun hale geliyor.

Büyük konser salonu 1.000’in üzerinde oturma kapasitesine sahip. Akustik olarak efektif hacmi 11.200 m³ civarında. Salon ve orkestra podyumu tamamen dolu olduğunda dahi yansıma zamanı 1,8 ile 2,0 saniye, düşük frekanslara doğru tekrar artarak sese gerekli sıcaklığı veriyor. Klasik müzik konserleri için mükemmel koşullar olduğu söylenebilir.

AKUSTİK KONSEPTİ

Akustik konsepti Münih’teki Müller BBM ile birlikte geliştirildi. Büyük konser salonu 1.000’in üzerinde oturma kapasitesine sahip. Akustik olarak efektif hacmi 11.200 m³ civarında. Salon ve orkestra podyumu tamamen dolu olduğunda dahi yansıma zamanı 1,8 ile 2,0 saniye, düşük frekanslara doğru tekrar artarak sese gerekli sıcaklığı veriyor. Klasik müzik konserleri için mükemmel koşullar olduğu söylenebilir. Sıralar ve balkonlarıyla salonun biçimi klasik, teraslı üzüm bağı modelini takip ediyor; böylece podyumdaki sanatçıya samimi bir uzaklık sağlayarak izleyicilerin nerede otururlarsa otursunlar mekanın akustiğinin keyfini çıkarmalarını sağlıyor. Tavan ve duvarlardaki kabartma dekoratif unsurlar, aşırı berrak olmadan dengeli bir ses kalitesi için akustiğin yaygın bir şekilde harmanlanmasını sağlıyor.

180 kişilik ve akustik açıdan 1.200 m³ efektif hacimli oda müziği salonu, oda müziği performansları için iyi dengelenmiş ve sofistike ses kalitesini garanti ediyor. Her iki salonda da geniş beyaz, akustik açıdan şeffaf kumaşlarla kaplanmış duvarların arkasında, uzun doğal yansıma zamanlarını azaltmak için farklı ses emici perdeler kullanıldı.

Yine her iki salonda da daimi olarak kullanılmak üzere kurulmuş olan hoparlör sistemi ile birlikte bu tip ses emilimleri çok iyi konuşma ve anlaşılırlık kalitesi sağlıyor. Dolayısıyla konser salonlarını, özellikle de büyük olanını; konferanslar, dersler ve kongreler gibi müzik dışı etkinlikler için kullanmak mümkün.