Çocuklarımıza daha iyi bir dünya bırakmak dilek olarak kalmamalı, eylem de içermeli. Bunun için çok fazla vaktimiz yok. Havaalanları, büyük altyapı projeleri gibi büyük etkiler yaratabileceğimiz alanlara odaklanmalıyız. İstanbul Havalimanı’nı yaparken buna odaklandık. Bu da ancak gelişmiş teknolojik altyapı ile mümkün. Bunların hepsi bu havaalanında mevcut. Etki yaratmak için büyüyen sektörlere de odaklanmalıyız. Çünkü büyüyen sektörler, sosyal ve ekonomik faydanın yanı sıra çevresel etkileri de beraberinde getiriyor. Havacılık sektörü, diğerleri arasında en fazla büyüyen ulaşım şekli.
İstanbul havalimanının çevresel etkisini azaltmamız bizim için çok önemliydi. Bunu akıllı kararlar alarak başardığımızı düşünüyorum. İlk olarak, tasarım ve masterplan üzerine kararlar aldık. Yeni havalimanı denizin kenarına konumlandı. Uçaklar geldiğinde karbonlarını denize bırakıyor. Sonuç olarak, yeni havalimanından sonra sadece havalimanının yeri kararı ile İstanbul’un hava kalitesi düzeldi. Bu tür küçük kararlar büyük etki yaratıyor.
İnşaat sürecinde de dikkatli davrandık. Tasarlarken tüm uygulamaların sorunsuz çalışması bizim için önemliydi. Her şeyi verilerle ölçtük ve bu veriler nerede bir anormallik olduğunu görmemizi sağladı. Bunu gördüğümüzde hemen harekete geçiyoruz ve sistemlerimizi tekrar verimli hale getiriyoruz. Big Data platformunda çalışan bu algoritmalar, kestirimci bakım yapmamızı sağlıyor. Bu da asansörlerde, yürüyen merdivenlerde kullanılıyor. Havacılık sektörü için radikal bir uygulama olan biojet’i uçaklarda kullanıyoruz. Yakıt yüklemesi için elektrikli araçlar kullanıyoruz.
Havalimanında tüketilen elektriğin Türkiye’deki bazı şehirlere neredeyse eşdeğer olması nedeniyle havalimanına güneş panelleri yerleştirmeye başlayacağız. Son olarak, akademisyenlere ve girişimcilere fikirlerini, prototiplerini ekosistemimizde uygulayabilmeleri ve açık bir inovasyon platformu oluşturabilmeleri için havalimanını açmak istiyoruz.
Mehmet KALYONCU
Chairman, GYODER THE ASSOCIATION OF REAL ESTATE