Dijital inovasyon ve sürdürülebilirlik arasında doğrudan bir ilişki olduğunu düşünüyorum. Ölçemediğiniz bir şeyi yönetmeyeceğinize inanıyoruz. Binanızın sürdürülebilirlik etkisini ölçebilmek için projenize bazı gelişmiş dijital teknolojileri uygulamanız gerekir. Örneğin, İngiltere’de yatırım yaptığımız bir start-up bina yönetim sistemlerine, binalarındaki IoT sensörlerine ve diğer çeşitli sistemlere bağlanarak gayrimenkul sahiplerinin binalarının enerji kullanımının çevresel etkisini ölçmelerine yardımcı oluyor.
Ayrıca binanızın nasıl yönetildiğine ve ne kadar verimli olduğuna dair içgörüler getirebilmek için yapay zekayı kullanıyorlar. Bu içgörüler, yapının karbon etkisini azaltmak ve enerji kullanımını azaltmak için bina sahibine eyleme geçirilebilir öneriler sunuyor. Bunun gibi şirketlerin sadece birkaç gayrimenkul portföyünün ötesine geçip büyüyeceğini umuyoruz ve bence bu, izlenmesi gereken ilginç bir süreç. Çünkü zaman daralıyor. Her geçen gün, attığımız adımları hızlandırmamız gerekiyor. Bu tür teknolojileri geniş ölçekte dağıtmadan bunu yapamazsınız.
Ayrıca Qflow adı verilen başka bir start-up’a da yatırım yaptık. İnşaat sırasında şantiyeye gelen malzemeleri ve şantiyede ortaya çıkan atıkları özel olarak ölçüyorlar. Yapay zeka ve veri toplama yoluyla, farklı noktalarda malzemelerin girdiği ve çıkan atıkları tespit ederek inşaat projelerinin çevresel risklerini azaltmalarına yardımcı oluyorlar.