2018 yılında Türkiye genelinde 1 milyon 375 bin 398 adet konut el değiştirdi. Bu sayı 2017’de 1 milyon 409 bin 314 olarak gerçekleşmişti. Yaşanan ekonomik dalgalanmalara rağmen, 2018 yılı konut satışlarının 2017’ye oranla sadece yüzde 2,4 azaldığını görüyoruz. Daha önce olumsuz faktörlere karşı dirençli olduğunu kanıtlayan Türkiye ekonomisinin, orta - uzun vadede atağa kalkacağına ve eskisinden çok daha güçlü bir konumda olacağına inanıyorum. Milli ekonomimize katkı sağlayan gayrimenkul sektörü, 2019 yılı ve sonrasında da büyümeye ve gelişmeye devam edecek.
Yurt içi gayrimenkul piyasasının talep yönü konjonktürel olarak düşük olsa dahi, önümüzdeki 1 – 1,5 yıllık süreç içinde sektörün tekrar canlılık kazanacağı aşikar. Çünkü kentsel dönüşüm, nüfus artışı ve temel ihtiyaçlar nedeniyle Türkiye’deki konut talebi hiçbir zaman bitmez.
Bugün kentsel dönüşüm sürecinde ele alınması gereken 6 milyona yakın riskli yapı var. Aynı zamanda yıllık 650 bin adet bandında konuta ihtiyaç var. Bu açıdan konut sektörünün önü açık ve önümüzdeki yıllara odaklanmamız lazım.
Kentsel dönüşümün ilk 6 yıllık uygulamasında ortaya çıkan; imar, proje planlaması, mahalle bazlı dönüşüm eksikliği, finansman yapısı ve bina odaklı dönüşümün sınırlandırılması gibi konularda yeni düzenlemeler yapılarak, “İkinci Kentsel Dönüşüm Dönemi” başlatılması gerektiğini düşünüyoruz.
Şehirlerimizi, ülkemize yakışır bir şekilde planlamak için kentsel dönüşüm sürecini fırsata çevireceğimiz konusunda son derece iyimserim.
Altyapısı, üstyapısı hazır, akıllı ve sürdürülebilir kentler inşa etmeliyiz ki, 20 yıl sonra Avrupa ülkelerinde olduğu gibi gayrimenkul sektörünü bu kadar gündemde tutmadan yaşamımızı idame ettirelim.
Yeni düzenlemelerle, mevcut sorunların aşılması için önemli adımlar atan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm bakanlıkların da destekleriyle gayrimenkul sektörü, içinde bulunduğu süreçten güçlenerek çıkacak.
Daha önce olumsuz faktörlere karşı dirençli olduğunu kanıtlayan Türkiye ekonomisinin, orta – uzun vadede atağa kalkacağına ve eskisinden çok daha güçlü bir konumda olacağına inanıyorum. Milli ekonomimize katkı sağlayan gayrimenkul sektörü, 2019 yılı ve sonrasında da büyümeye ve gelişmeye devam edecek.
GYODER olarak, bugüne kadar çok sayıda uluslararası fuara ve toplantıya katılarak Türkiye gayrimenkul sektörünü temsil ettik ve ülkemizin tanıtımına katkıda bulunduk. Sektör temsilcisi olarak, 2019 yılında daha proaktif olacağız.
Gayrimenkul, her daim gelişme potansiyeli olan bir sektör ve Türk ekonomisine önemli destek sağladığı da bir gerçek. 2018 yılında, gayrimenkul sektörü temsilcileri olarak sektöre ivme kazandıracak önemli adımlar attık.
Tapu harcı ve KDV oranının indirilmesiyle birlikte, kamu bankalarının konut kredi faizlerini düşürmesinin ardından, Türkiye’nin önde gelen gayrimenkul firmalarının üyesi olduğu GYODER, İNDER ve KONUTDER olarak “Güç Birliği”ne gittik. Bu önemli “Güç Birliği” ile 15 Mayıs’ta başlattığımız kampanyayı 30 Haziran’a kadar uzattık. Tüm peşin ve konut kredili satışlarda yüzde 20 indirim ve yüzde 5 peşinat kampanyası, bankaların yüzde 0,98 faizle konut kredisi desteği sağlamasıyla birlikte sektörde büyük bir ivme yarattı.
Ardından 29 Ağustos itibarıyla, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın öncülüğünde, çok daha geniş kapsamda “Türkiye için Kazanç Vakti” kampanyası başlatıldı. Gayrimenkul sektöründe heyecan yaratan bu dev kampanya, vatandaşların daha uygun koşullarda konut sahibi olmasını kolaylaştırırken, sektöre ve milli ekonomimize büyük katkı sağladı.
2018 yılında Türkiye genelinde 1 milyon 375 bin 398 adet konut el değiştirdi. Bu sayı 2017’de 1 milyon 409 bin 314 olarak gerçekleşmişti. Yaşanan ekonomik dalgalanmalara rağmen, 2018 yılı konut satışlarının 2017’ye oranla sadece yüzde 2,4 azaldığını görüyoruz.
Sektörümüzün, gelişen dünyaya hızla uyum sağlaması için güncel düzenlemelerle önü açılıyor. Bu çerçevede yeni düzenlemelerin hayata geçtiği 2018 yılında, gayrimenkul sektöründe canlanmanın en yoğun olduğu alan yabancı yatırımcıya yapılan satışlar oldu. Yabancıya gayrimenkul satışı, sektörümüz ve ekonomimiz açısından kesinlikle çok önemli. Yabancıya satış, aylık bazda 6 bin adede kadar yükseldi. 2018 yılı da yaklaşık 6 milyar dolar seviyesinde satış rakamıyla tamamlandı.
2018 yılında konut kredisi faiz oranlarındaki artış ev sahibi olmak isteyenleri olumsuz etkiledi. Faiz artışı nedeniyle sektörde senetli satışlar ağırlık kazandı. Geliştirici firmaların, kampanyaların yanı sıra alıcılara kendi finansman modelleriyle faizsiz uzun vadeli seçenekler sunması da senetle yapılan satışların artmasında etkili oldu.
İçinde bulunduğumuz süreçte, birinci el konut satışlarının cazip hale getirilmesi, sektöre yönelik vergi indiriminin kalıcı olması, çalışan kesimin konut alımında ödediği faizin gelir vergisinden mahsup edilmesi gibi düzenlemeler, kamudan öncelikli beklentilerimiz arasında yer alıyor.