Dünya Mimarlık Günü

Wolf dPrix – COOP HIMMELB(L)AU

Pandemiden sonra mimarinin nasıl olacağını merak ediyorum. Köklü bir değişim olacak mı yoksa her şey eskisi gibi mi devam edecek? Gelecekte mekânları nasıl tasarlamalıyız? Şimdiki gibi bir durumla karşılaştığımızda için daha donanımlı olmamız için sosyal konut anlayışı nasıl değişmeli?

Wolf dPrix

Önümüzdeki dönemde mimari değişim

Biz mimarlar, yatırımcıların karşısında köpek balığı havuzundaki sardalya sürüsü gibiyiz ve ne yazık ki sürü zekamız yok. Pandemiden sonra mimarinin nasıl olacağını merak ediyorum. Köklü bir değişim olacak mı yoksa her şey eskisi gibi mi devam edecek? Gelecekte mekânları nasıl tasarlamalıyız? Şimdiki gibi bir durumla karşılaştığımızda için daha donanımlı olmamız için sosyal konut anlayışı nasıl değişmeli? Örneğin, küresel ısınma nedeniyle güneye bakan apartmanların artık yapılmamasını yıllardır talep ediyoruz. Ancak inşaatçılar, yatırımcılar ve mimarlar, her şey yolundaymış gibi hiç istifini bozmadan inşa etmeye devam ediyor. Özellikle inşaat sektörü, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal sonuçları da olacak köklü değişikliklerle karşı karşıya. Avusturya’da, biri inşaat sektörünün dijitalleşmesinin sosyal sonuçlarını ele alan iki araştırma önerisi sunduk. İkisi de reddedildi ki bu oldukça trajikti. Avrupa inşaat sektörü ve siyaseti bu gelişmeyi gözden kaçırırsa, gerçeklerle acı bir biçimde yüzleşme tehlikesiyle karşı karşıyayız.

Mimarın Rolü

Geçmişte büyük bir güce ve saygınlığa sahip mimarlardan, günümüzde aklında sadece para olan müşterilerin hizmetkarı olana dek mimarın rolü çoktan değişti. Bugünlerde, yaratıcı, yenilikçi çözümlerin gelişimini teşvik etmek yerine onları engelleyen bir teoriye çekiliyoruz. 1960’ların entelektüel iklimi farklıydı ve bazen bu yüzden daha kolay yaşadığımızı düşünüyorum. İnternet yoktu ve bunun avantajları vardı. Çok okuduk ve bize öğretilenleri derinlemesine ele aldık. Korkarım ekoloji ve ekonomi kisvesi altında oldukça muhafazakar tutumlar içeri sızmaya başladı. Örneğin, bölgesel değerlerin değerlendirilmesi ve yerel malzemelerin kullanılması yanlış değildir, ancak her şey hızla sağcı, milliyetçi bir konuma dönüşebilir. Bu nedenle (genç) mimarların bir şeyi enine boyuna düşünmeden devralmamaları veya yürütmemeleri önemli. En nihayetinde sürdürülebilirliğin üç ayağı olduğunu anlamalıyız: ekoloji, ekonomi ve sosyal kültür.